Geri Kazanılmayan Atıkların Deniz Kirliliğine Olan Etkisi

Kentsel, evsel ve endüstriyel atıkların doğrudan ya da dolaylı olarak denizlere bırakılması, gemi kazaları sonucu oluşan petrol atıkları, akarsulara atılan tarım atıklarının denizlere ulaşması, turizm  faaliyetleri denizlerimizde kirlilik oluşturmakta ve insan yaşamını olumsuz etkilemektedir. Atıkların denize bırakılması sonucu oluşan kirlilikler denizlerin kullanım kalitesini bozarak değerini  azaltmaktadır.

Kirlilik oluşturan atıkları maddeler halinde sıralarsak; tarımsal faaliyetlerin sonucu, toprak erozyonundan, bitkilerin çürümesinden kaynaklanan atıklar, hayvansal artıklar, tarımsal mücadele ilaçlarından oluşan atıklar, endüstriden kaynaklanan atıklar, kimyasal atıklar, fizyolojik atıklar, biyolojik atıklar, atmosferik kirlenmeler, zehirli varil veya tehlikeli atıkların gömülmesi veya atılmasından kaynaklanan atıklar, yerleşim alanlarından gelen atıklar, rüzgar tesiri ile taşınanlar, ulaşım ile(toprak ve su-yeşil örtü kirlilikleri, endüstri ve evsel atıkların(lağım),dere, göl, gölet ve yüzey sularına direkt bırakılması ile, bulaşıcı hastalıklı iğne ve kan-irin torbalarının sulara atılması ile uzak mesafelere kirliliğin taşınma olayı, dış kaynaklı kirliliklerin sularla değişik yönlere yayılması, katı çöplerin ham sulara bırakılması ile eriyik oksijen miktarlarının aşırı şekilde yok edilmesi ve suyun oksijensiz kalması sonucu gibi maddeler halinde sıralamak mümkündür. Ancak deniz kirliliğini oluşturan atıklar genel itibariyle 3 farklı kategoride toplanmaktadır. Bunlar denizlerin karadan kirlenmesi, denizlerin hava yoluyla kirlenmesi ve denizlerin denizlerden kirlenmesidir.

-Denizlerin Karadan Kirletilmesi: Dünya genelindeki denizlerin atık oranları ve çeşitleri incelendiğinde kirliliğin yaklaşık yüzde 80’inin karasal kaynaklı (ambalaj atıkları, tehlikeli atıklar,  tıbbi atıklar, cam atıklar vb.) olduğu görülmektedir. Günümüzde okyanuslarda bulunan atık miktarı yaklaşık olarak 140 milyon tondur ve her yıl bu miktara 12 milyon ton civarında atık eklenmektedir. Türkiye okyanuslara kıyısı olmamasına rağmen attığı atık miktarı ve atıkların sürüklenmesi sebebiyle okyanusları en çok kirleten ülkeler arasında ilk 20’nin içinde yer almaktadır.

-Denizlerin Havadan Kirlenmesi: Denizlerin havadan kirlenmesinin en büyük nedenlerinden biri artan hava kirliliğidir. Sanayi kuruluşları üretim sonucu oluşan baca gazlarını Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde belirtilen kriterleri sağlamadan ve uygun filtre sistemleri geliştirmeden doğaya salmaktadırlar. Atmosfere salınan bu zehirli gazlar ve moleküller kükürt gibi asit yağmurları şeklinde denizlerimize karışmaktadır. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre atmosferdeki karbondioksit oranının ilk defa 400 ppm değerini geçtiği saptanmıştır. Bu da günümüze kadar etkisi az olan havadan kirlenme faktörünün artışa geçtiğini gözler önüne sermektedir.

-Denizlerin Denizlerden Kirletilmesi: Günümüzde denizler kirlilik veren atıklar için bertaraf alanı olarak kullanılmakta ve okyanuslarda dolaşan gemiler milyonlarca atığı denizlerimize boşaltmaktadır. Bunların dışında gemi kazaları sonucu oluşan tahribatlar düşündürücü niteliktedir. Örneğin 1999 yılında Volganeft-248 isimli petrol gemisi Marmara açıklarında batmış ve yaklaşık 1200 ton petrol denize dökülmüş, çevre ciddi şekilde zarar görmüş ve etkisini yıllarca gösterecektir.

3 tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde denizlerin temiz olması büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde deniz kirliliğinin temel etkenleri sanayi, şehirleşme, deniz taşımacılığı, turizm ve deniz kazalarıdır. Doğada kendiliğinden yok olması çok uzun süreler alan atıkların denizlere bırakılmaması konusunda üzerine görev düşen herkesin ciddiyetle çalışması gerekmektedir. Günden güne artış gösteren deniz kirliliği ve oluşan çöp adaları sorununa karşın duyarlı davranmak ve doğaya zarar vermemek herkesin sorumluluğudur.




0 Yorum :